
Borç baskısı altındaki bir kişi, çoğu zaman hangi borca öncelik vereceğini, hangi malvarlığı değerini kullanacağını ve alacaklılarla nasıl bir ödeme planı kuracağını zamanında belirleyemeyebilir. Kriz yönetimi geciktiğinde faiz, takip giderleri ve diğer mali yükler artabilir. Haczedilmiş bir araç veya taşınmaz mevcut olduğu hâlde satış için açık artırma sürecinin beklenmesi, borcun ödenmesi bakımından değerli zaman kaybettirebilir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 111/a maddesi, borçluya hacizli malı için alıcı bulup bedelin icra dosyasına yatırılması yoluyla rızaen satış yapılmasını isteme imkânı tanır. Uygun bedelde ve süresinde alıcı bulunması, borçlunun borcunu daha erken azaltmasına veya dosyadaki hesap uygunsa tamamen kapatmasına yardımcı olabilir. Böylece borçlu, satış sürecinde inisiyatif alarak malvarlığını daha planlı değerlendirebilir. Satış bedelinin toplam borcu karşılayıp karşılamadığı ayrıca hesaplanmalıdır; satış her durumda borcun tamamını sona erdirmez.
Bu yol alacaklının menfaatine de hizmet edebilir: Malın ekonomik değeri dosyaya girdiğinde tahsilatın daha erken gerçekleşmesi mümkün olur. Alıcı açısından ise bedelin doğrudan borçluya değil icra dosyasına yatırılması, asgari bedelin kanunla belirlenmesi ve devrin icra mahkemesinin kabul kararına bağlanması, işlemi kişilerin kendi aralarında yaptığı kayıt dışı bir devirden daha açık ve denetlenebilir hâle getirir. Kabul kararıyla mülkiyet alıcıya geçer; araç veya taşınmazın sicil ve teslim işlemleri sonrasında tamamlanır. Bununla birlikte hiçbir alıcıya “hiçbir risk yoktur” denilemez: Mahkemenin ret ihtimali, satılan payın kapsamı, takyidatlar, teslim ve masraflar önceden incelenmelidir.
Mal kaçırma amacıyla yapılan satış ile İİK m. 111/a satışı arasındaki fark
Borçlunun alacaklıların tahsilini engellemek için malını yakınlarına, gerçekte karşılığı ödenmeden veya alacaklıya zarar verme amacıyla devretmesi ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir. Koşulları oluştuğunda bu tür işlemler İİK m. 277 ve devamındaki tasarrufun iptali davasına konu olabilir. Borçlu ve malı devralan kişi, dava ve tahsil riskiyle karşılaşabilir. Her satışın kendiliğinden iptal edileceği söylenemez; işlemin niteliği ve kanuni şartlar somut olayda değerlendirilir.
İİK m. 111/a yolu ise hacizli malın bedelini icra dosyasına kazandırmak üzere kurulmuştur. Satışın belirli bir alt bedeli, sınırlı süreleri, icra müdürlüğü incelemesi ve mahkeme onayı vardır. Usulüne uygun, gerçek bedelli bir işlem için bu yapı borçlu, alacaklı ve alıcıya daha öngörülebilir bir yol sunar. Ancak sırf bu usulün seçilmiş olması, muvazaalı bir anlaşmayı hukuka uygun hâle getirmez veya üçüncü kişilerin haklarına ilişkin bütün ihtimalleri ortadan kaldırmaz.
Hacizli malı borçlu kendisi satabilir mi?
Evet. İİK m. 111/a borçlunun haczedilen mal için alıcı bulmasına imkân verir. Satış yalnızca borçlu ile alıcının anlaşmasıyla tamamlanmaz: Bedel icra dosyasına yatırılır, icra müdürlüğü kanuni koşulları inceler ve icra mahkemesi kabul veya ret kararı verir. Bu nedenle aracı, taşınmazı veya haczedilmiş payı satmak isteyen kişinin ilk işi, malın mülkiyetini, haczin kapsamını ve dosyanın güncel borç hesabını belirlemek olmalıdır.
Borçlu satış yetkisini ne zaman talep etmeli?
Borçlu, kıymet takdirinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malın rızaen satışı için icra dairesine başvurabilir. Henüz kıymet takdiri yapılmamışsa bunun yapılmasını da isteyebilir. Kıymet takdirine ilişkin bir şikâyet veya uyuşmazlık bulunması, satış yetkisi talebi için yedi günlük sürenin kendiliğinden durduğu varsayımıyla hareket etmeyi güvenli kılmaz; talep ayrıca süresinde yapılmalıdır.
İcra müdürü, kıymet takdiri kesinleştikten sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya satış için on beş günlük süre verir. Uygulamada bu sürenin başlangıcı yetki belgesinin borçluya tebliği üzerinden izlenir. Bu süre içinde alıcının belirlenen bedeli icra dosyasına ödemesi gerekir. Borçluya verilen sürenin başlangıcından icra mahkemesinin kararına kadar alacaklı yönünden satış isteme süresi işlemez.
Rızaen satışta asgari bedel nasıl hesaplanır?
Satış bedeli serbestçe istenildiği kadar düşük belirlenemez. Kanuna göre bedel;
Malın muhammen kıymetinin %90’ı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyen alacaklının alacağına göre rüçhanlı alacakların toplamından yüksek olan tutarın, ve
Bu aşamaya kadar söz konusu mahcuz için yapılan takip masraflarının
altında olamaz.
Örneğin muhammen kıymet 1.000.000 TL, ilgili rüçhanlı alacak toplamı 750.000 TL ve mahcuza ilişkin takip masrafları 20.000 TL ise asgari bedel 920.000 TL olur. Rüçhanlı alacak toplamı 950.000 TL olduğunda ise aynı masraf varsayımıyla asgari bedel 970.000 TL olur. Bunlar yalnızca hesabın yöntemini gösteren örneklerdir; somut dosyada alacağın güncel tutarı ve hangi hakların rüçhanlı olduğu ayrıca saptanmalıdır.
Satış ve mahkeme onayı nasıl ilerler?
Borçlu bir alıcıyla anlaştığında, satılacak mal veya hakkın kapsamı, alıcının kimliği ve anlaşma bedeli dosyada açıkça gösterilmelidir. Alıcı, bedelin tamamını on beş günlük süre içinde icra dairesinin dosya hesabına yatırmalıdır. Borçluya doğrudan yapılan ödeme, kanunun aradığı dosyaya ödeme şartının yerine geçtiği kabul edilerek işlem yapılmamalıdır.
İcra müdürü gerekli bilgi ve belgeleri toplayıp koşulların sağlandığını tespit ederse dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir. Mahkeme, dosya üzerinden en geç on gün içinde kabul veya ret kararı verir; bu karar kanunda kesin olarak düzenlenmiştir. Kabul kararıyla mülkiyet alıcıya geçer. Sonrasında devir, sicil ve teslim işlemleri yürütülür. Ret hâlinde yatırılan bedel alıcıya iade edilir. Mal teslim edilmeden veya teslime hazır hâle getirilmeden satış bedelinin alacaklılara ödenmemesi gerekir.
Hisseli taşınmazlarda borçlu taşınmazın tamamını satabilir mi?
Borçlu taşınmazın yalnızca belirli bir payına malikse ve haciz o paya konulmuşsa, satış yetkisinin konusu kural olarak yalnızca haczedilmiş paydır. Örneğin borçlunun tapuda 3/16 payı varsa, diğer paydaşların 13/16 payı borçlunun icra dosyasındaki yetki belgesiyle devredilemez.
Bu nedenle tapu kaydı, haciz şerhi, kıymet takdiri ve satış yetki belgesindeki pay oranı birbiriyle uyumlu olmalıdır. Taşınmazın tamamına biçilen değer tek başına yeterli olmayabilir; satılacak payın ekonomik değeri ayrıca değerlendirilmelidir. Taşınmazın tümünü yükleyen ipotek gibi haklarda, güncel rüçhanlı alacağın satılacak paya etkisi de somut dosya üzerinden hesaplanmalıdır. Alıcı, pay satışıyla tapuda belirli bir daireyi, katı veya arazi bölümünü değil, kayıtlı payı edinir.
Elbirliği mülkiyetinde durum farklıdır. Örneğin paylaşılmamış mirasta borçlunun belirlenmiş bir taşınmaz payı bulunmayabilir. Bu hâlde, borçluya belirli bir tapu payı aitmiş gibi doğrudan satışa çıkılması doğru değildir. Önce haczin hangi hakka yöneldiği ve satışa elverişli hakkın kapsamı belirlenmelidir.
Tapudaki tüm kayıtlar satışla silinir mi?
İİK m. 111/a kabul kararı sonrası hacizlerin kaldırılmasını öngörür. Bununla birlikte tapu kaydındaki ipotek, rehin, 150/c şerhi, intifa, irtifak veya diğer kayıtların aynı hukuki niteliğe sahip olduğu düşünülemez. Taşınmazın güncel takyidat kaydı ve ilgili hak sahiplerinin durumu işlem öncesinde incelenmeli; tescil ve terkin işlemleri icra dairesinin belgesi ile güncel tapu uygulamasına göre yürütülmelidir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 29 Mayıs 2025 tarihli İİK m. 111/a duyurusu bu aşamada ayrıca dikkate alınmalıdır.
Başvurmadan önce hangi belgeler kontrol edilmeli?
Kıymet takdirinin borçluya tebliğ tarihi ve kesinleşme durumu.
Güncel tapu veya araç sicili, mülkiyet türü ve haczin tam kapsamı.
Rüçhanlı alacakların güncel miktarı ve mahcuza ilişkin takip masrafları.
Yetki belgesinin tebliğ tarihi ve on beş günlük sürenin son günü.
Alıcının kimlik ve temsil bilgileri ile bedelin tamamının dosyaya yatırıldığına ilişkin dekont.
Devir, teslim ve tapudaki kayıtların terkinine ilişkin dosya belgeleri.
Sonuç
İİK m. 111/a uyarınca rızaen satış, borçlunun hacizli malını değerlendirerek borcunu gecikmeden azaltmasına ve alacaklının tahsilatına katkıda bulunabilecek bir imkân sunar. Alıcı da bedelin icra dosyasına yatırıldığı ve mahkemece incelendiği bir usulde mülkiyet edinir; yine de mülkiyet, takyidat ve teslim risklerini incelemelidir. İşlemin başarıyla tamamlanması için yedi günlük talep süresi, on beş günlük ödeme süresi, asgari bedel ve icra mahkemesi onayı birlikte gözetilmelidir. Hisseli veya miras ortaklığına konu mallarda ise satışa konu hakkın doğru tanımlanması belirleyicidir. Her dosyada tebligatlar, mülkiyet kaydı, haciz ve takyidatlar ayrı incelenmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut icra dosyasındaki belgeler ve güncel mevzuat değerlendirilmeden işlem tesis edilmemelidir.